Kurdish panels at WOCMES in Barcelona

The World Congress for Middle Eastern Studies (WOCMES) will take place in Barcelona next month.  Held every four years, WOCMES brings together thousands of Middle East academics and experts from around the world.

At this 3rd WOCMES gathering (19-24 July) there will be several Kurdish-focused panels with some real powerhouses in Kurdish Studies, including Amir Hassanpour, Janet Klein, Jordi Tejel, and Abbas Vali.

WOCMES will also feature a film festival and a book fair.  Don’t miss this event if you’re in the area!

Below are some Kurdish-focused panels from the WOCMES programme:

Peace in Turkey? Identity Politics and the State (Part 1)
Tuesday, 20 July, 9-11am

Peace in Turkey? Resistance, Articulation and the Non-Governmental Sector (Part 2)
Tuesday, 20 July, 11.30am-1.30pm

Peace in Turkey? The PKK, the AKP and New Approaches to the Kurdish Issue (Part 3)
Tuesday, 20 July, 2-4.30pm

Peace in Turkey? Current Prospects and Future Scenarios (Part 4)
Tuesday, 20 July, 5-7pm

Making the Nation, Performing Stateness: Kurdish Media in Kurdistan and in the Diaspora
Tuesday, 20 July, 5-7pm

Studying Kurdistan
Wednesday, 21 July, 9-11am

No Friends but the Mountains?  Representations of the Kurds, and the Politics of Kurdish Studies
Thursday, 22 July, 9-11am

Panels in which at least one presentation is on a Kurdish issue:

Nationalism, the Politics of Recognition and Democratization in Turkey
Tuesday, 20 July, 5-7pm

Forced Migration and (Im)Mobilities in the Middle East
Wednesday, 21 July, 9-11am

Beyond Diasporic and Hegemonic Identity
Thursday, 22 July, 2.30-4.30pm

Identity, Representation and Mobilization
Friday, 23 July, 11.30am-1.30pm

From the Film Festival:

Prison No. 5: 1980-1984
a film by Çayan Demirel, 2009

A documentary about Diyarbakir Prison that exposes how the use of systematic torture and Turkification policies were imposed by the state upon all prisonsers, most of whom were Kurdish.

Tuesday, 20 July, 12.25pm

Advertisements

2 thoughts on “Kurdish panels at WOCMES in Barcelona

  1. İktidar hırsı ve katliamlar…

    7 Haziran’dan beri AKP’ye oy patlaması için yapılan katliamları muhaliflerin sırtına yükleyerek örtmeye çalışan AKP amacına tam olarak ulaşamadı.
    Oy patlaması için canlı bombalar patlattıran AKP,Ankara patlamasının ardından %43 lerin üstüne çıkmasına rağmen planlamada düşünülen senaryoların yetersizliği nedeniyle, tekrardan %38 lere indi..Erdoğan’ın verdiği emre göre, katliamlar, Kürt ve solcu kılığına girmiş MİT elemanları aracılığı ile, Sol ve Kürt örgütlere yüklenecek ve MİT-Gladio kadroları bunu, örgütlerin içinden üsteleneceklerdi ve böylece muhalefet köşeye sıkıştırılıp, AKP için oy patlaması gerçekleştirilecekti..Fakat son Ankara katliamı, PKK adına üstlenilmedi:MİT- Kontra elemanları, Suruç katliamından sonra, susturucu ile öldürülen ve siyah arabalarla önü kesilen polis ve subaylara yapılan suikastlerin üstlenilmesinde büyük zorlukla karşılaştıkları için, Ankara katliamında, yakayı ele vermemek için bu riski tekrardan göze alamadılar…
    Bu katliamlar, cezaevlerinden çıkarılan ve yeniden yapılandırılarak Saray hizmetine sokulan Kırmızı-Yeşil Gladio’nun açık katliamlarıdır… TSK’nin, Erdoğan’a açık çek vermesi ve Erdoğan’ın da bu katliamlar öncesi örtülü ödenekleri 4 katına çıkarması buna tekabül eder…
    29 Ekim günü, sözde Cumhuriyet bayramı kutlamalarının Erdoğan ve Hulusi Akar tarafından Osmanlı arması ile afişe edilmesi, gladyatörün, Sarayın yeni milisi haline geldiğini ispatlıyor..
    Diğer yandan Bombayı kimin koyduğu değil, bu tür politik katliamların siyasal sorumlularının genel olarak oradaki iktidarlar oluşudur.. Ankara katliamı muhalefeti hedef almıştır ve tek bir polisin bile burnu kanamamıştır..
    AKP yanlısı kitlenin yanında,diğer cani yığınların bu katliam karşısındaki tavrı çok önemli. Bombalar Muhalafete karşı patlatılıyor, ölenlerler AKP karşıtları, ama oyunu artıran AKP oluyor!

    AKP ve özel savaş!

    Gladio’yu yöneten Türk ordusu, daha önce Kontrgerilla-JİTEM-Köy koruyucuları ve Hizbullah elemanlarını kullanarak 24 000 faili belli cinayet işledi. Bu politik askeri strateji tutmayınca, şimdi İslamı öne alarak ümmet temelinde Kürtleri kandırmayı ana hedef seçtiler…
    Kısacası kemalist askeri strateji yerini, Osmanlı ümmetçisi AKP rejimi denilen yeşil sermaye güdümlü Türk milliyetçilerine bırakmak zorunda bıraktı. Bu durumu bir fırsat olarak değerlendiren AKP hükümeti ise kendi Gladio’sunu oluşturdu.

    Osmanlı ümmetçisi AKP rejimi denilen yeşil sermaye güdümlü Türk milliyetçiliği, gelinen noktada kendi Gladio’sunu kurarak katliamlara başladı…TSK-kontrgerilla bağlantılı tetikçi İŞİD ve NUSRA örgütlerini de yeni rejimi koruma temelinde daha kapsamlı bir İslami kontra örgütlenmesi olarak yarattılar.
    TC’nin Kürtlere yönelik gerçekleştirmek istediği fiziksel soykırımın başarılı olamaması sonucu Yeşil Türk (Yeşil Gladio) rejiminin Osmanlı versiyonu olan Ümmetçilik devreye sokularak ‘ılımlı İslam’ politikasıyla kültürel soykırım gerçekleştirilmek istendi ama bu strateji de şimdi çöktü. Kürtler’e karşı yapılan katliamlardan sonra, AKP, Kürdistan’da tabela partisi haline geldi.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s